Spirited Away'in büyüme hikâyesi bir kahramanlık kehanetine değil, çalışmayı ve dikkat etmeyi öğrenmeye dayanır. Chihiro başlangıçta korkar, ağlar ve geri dönmek ister; cesareti ise korkusuzluğundan değil, başkalarının ihtiyacını fark ettikçe hareket edebilmesinden doğar.
Hamam filmin en zengin fikridir. Ruhani bir mekân olmasına rağmen vardiyaları, kazan dairesi, müşteri hiyerarşisi ve bahşiş telaşıyla son derece maddi bir düzene sahiptir. Kokusunu kaybetmiş nehir ruhu ve her şeyi altına çeviren Yüzsüz üzerinden tüketim, kirlilik ve açgözlülük anlatının içine vaaz vermeden yerleşir.
Miyazaki'nin dünyası tuhaf yaratıkların toplamı gibi değil, baştan sona işleyen bir ekosistem gibi görünür. Tren yolculuğundaki sessizlik, kalabalık hamam sahnelerine karşı nefes alan bir boşluk yaratır. Bu ritim sayesinde film hem çocuklara açık bir macera hem de kimliği korumak üzerine yetişkinlere seslenen bir anlatıdır.
Ad meselesi filmin duygusal omurgasını tamamlar. Yubaba insanların adını kısaltarak onlar üzerinde iktidar kurarken Chihiro hem kendi adını hem de Haku'nun geçmişini hatırlamaya çalışır. Hatırlamak burada nostalji değil, başkasının tanımladığı kimliğe direnmenin yoludur. Finaldeki sınavı da görünüşe değil, bu dikkat ve hafıza deneyimine dayanır.