Alps, yasın yerini doldurulabilir bir boşluk olduğu varsayımıyla başlar ve bu fikrin ne kadar yetersiz olduğunu adım adım gösterir. Grubun sunduğu hizmet duygusal görünse de prova saatleri, ücretleri ve disiplin cezalarıyla mekanik bir işe dönüşür. Kayıp, standartlaştırılabilecek bir müşteri talebi değildir.
Canlandırmaların başarısızlığı filmin merkezindedir. Replikler yapay, hareketler gecikmeli ve seçilen ayrıntılar çoğu zaman anlamsızdır. Buna rağmen aileler bu kusurlu temsile katılır. Lanthimos, onların kandırıldığını söylemekten çok yasın insanı bilinçli biçimde kurmacaya yaklaştırabileceğini gösterir.
Hemşirenin kişisel hayatı neredeyse boş bırakıldığı için ödünç aldığı roller giderek daha çekici hale gelir. Başkasının kızını, sevgilisini ya da arkadaşını oynamak ona kısa süreli bir aidiyet verir. Sorun, rolün bitmesi gerektiği anda ortaya çıkar: Kurduğu bağın kendisine ait olmadığını kabul edemez.
Dogtooth'taki kapalı aile düzeninden farklı olarak Alps'te sınırlar fiziksel değil performatiftir. İnsanlar eve girip çıkabilir, fakat kim olduklarını sürekli başkalarının beklentisi belirler. Filmin kesik anlatımı ve duygudan arındırılmış oyunculuğu seyirciye hazır bir yas açıklaması sunmaz. Ortada kalan huzursuzluk, bir insanı onun küçük alışkanlıklarının toplamına indirmenin imkânsızlığından doğar.