İstanbul Film Festivali Kasım Seçkisi

İstanbul Film Festivali Kasım Seçkisi: 10 Film

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Film Festivali Kasım seçkisiyle 20-29 Kasım tarihlerinde dijital ortamda izleyiciyle buluşuyor. Seçki San Sebastian, Venedik, Tallinn, SXSW film festivallerinde dünya prömiyerlerini yapmış 10 filmi içeriyor.

Her gün 21.00’de bir film gösterime açılacak ve 5 gün sonra 21.01’de gösterimden ve sistemden kalkacak. Önceki seçkilerde olduğu gibi her seansın bilet kapasitesi sınırlı. Filmlere teker teker bilet alınabiliyor veya Kombine Film Paketi satın alarak 10 filmin tamamı daha avantajlı bir fiyatla izlenebiliyor. Türkçe altyazılı olarak yapılacak gösterimlere yalnızca Türkiye’den erişilebiliyor.

Bilet satışları ve gösterimler online olarak İKSV’nin internet sitesinden gerçekleştiriliyor. İşte o filmler:

10. Kitoboy

İstanbul Film Festivali Kasım Seçkisi
Kitoboy

Sinemada pek tanık olmadığımız bir diyarı ve insanlarını gözler önüne seren Kitoboy, yönetmeni Philipp Yuryev’in sözleriyle “bir ilk aşk hikâyesi anlattığı için üzücü olması imkânsız”.

Dünya prömiyerini yaptığı Venedik Film Festivali’nin Venedik Günleri bölümünde büyük ödülü kazanan bu ilk film, Rusya ile Amerika arasındaki deniz sınırı olan Bering Boğazı’nın Rusya tarafındaki küçük bir balıkçı kasabasında geçiyor.

Filme adını veren delikanlı Leşka, kasabanın diğer erkekleriyle birlikte internetten erotik webcam gösterileri izliyor, ama ekranda gördüğü, binlerce kilometre ötedeki kızlardan birine âşık oluyor. Amatör oyuncuların tüm rolleri üstlenmesiyle gerçekçiliğe daha da çok yaklaşan bu ilk film, evrensel bir büyüme hikâyesi anlatırken dramla mizahı dozunda birleştiriyor.

█ Gösterim Tarihi: 20 Kasım 21.0025 Kasım 21.01

9. La mafia non è più quella di una volta

İstanbul Film Festivali Kasım Seçkisi
La mafia non è più quella di una volta © Ila Palma, Dream Film, Tramp Ltd.

Bu belgesel bildiğiniz İtalyan mafyası hikâyelerine hiç benzemiyor! 1992’de Palermo’da mafyanın karıştığı dehşet verici bombalı saldırı İtalya tarihine kara leke olarak geçmişti. Capaci ve Via D’Amelio katliamları olarak anılan bu olaylar, mafyaya savaş açan iki yargıcın ve pek çok polisin ölümüyle sonuçlanmıştı.

Bu olayların 25. yıldönümünde belgeselci Franco Maresco, Sicilya fotoğraflarıyla ünlü efsanevi fotoğrafçı Letizia Battaglia ile beraber yola çıkıyor ve o zamandan bu yana mafya-devlet ilişkilerinde nelerin değişip nelerin değişmediğini sorguluyor.

Belgesel, Sicilya tarihinde dolanırken keskin bir politik hiciv rotası çizerek İtalya’yı dünü ve bugünüyle anlamaya çalışıyor.

█ Gösterim Tarihi: 21 Kasım 21.0026 Kasım 21.01

8. Una ventana al mar

İstanbul Film Festivali Kasım Seçkisi
Una ventana al mar © Euskal Irrati Telebista (EiTB), Gariza Produkzioak, Heretic See

Pedro Almodóvar’ın Julieta filmindeki rolüyle akıllara kazınan Emma Suárez’in başrolde olduğu Una ventana al mar kendine dair bir şeyler yapmak için son bir şansı kaldığını hisseden bir kadının Bilbao’dan Yunanistan’a tatile gidişiyle başlıyor. Orta yaşlarını aşan Maria toprağın, denizin tadını çıkarmayı, yaşama yeniden bağlanmayı öğreniyor, bunu da kimseye kulak asmadan kendi yolundan giderek yapıyor. Maria özgürlükle birlikte aşkı da keşfediyor ve film onun keşiflerinin verdiği duyusal hazzı bize perdenin ötesinden hissettiriyor.

Dünya prömiyerini San Sebastian Film Festivali’nde yapan Una ventana al mar yaşlanmak, hayatta arzuları için savaşmak ve aşkı seçmek üzerine, melodrama hiç kaçmadan göz pınarlarını ince ince yoklayan bir aşk ve yol filmi.

█ Gösterim Tarihi: 22 Kasım 21.0027 Kasım 21.01

7. Muscle

İstanbul Film Festivali Kasım Seçkisi
Muscle © Stigma Films, Hook Pictures, Logical Pictures

Hyena ile 2015’te festivale konuk olan İngiliz yönetmen Gerard Johnson, İngiltere toplumuna dair gözlemlerini kurmaca hikâyelerin içine yedirmeyi seven özgün bir sinemacı.

Johnson’ın yeni filmi, 60’ların İngiliz Yeni Dalgası’ndan esintiler taşıyan histerik karakterler aracılığıyla toplumsal gerginlik hatlarını betimliyor. Bir spor salonunda tanışan iki adam arasındaki “zehirli” arkadaşlık mevzubahis: Hayatının her alanında pısırık ve sönük kalan Simon ile steroidlerle şişirilmiş vücuduyla onun zıttı gibi duran Terry arasında kurulan ilişki, kısa sürede bir bağımlılık ve manipülasyon arenasına dönüşüyor.

The The’nın müzikleriyle duygusal patlamaları kadar mizahı da bol bir gerilim!

█ Gösterim Tarihi: 23 Kasım 21.0028 Kasım 21.01

6. Le Regard de Charles

İstanbul Film Festivali Kasım Seçkisi
Le Regard de Charles © Anna Sanders Films, Artisan Producteur, Melodium

Bu filmin ortaya çıkışını iki müzik efsanesine borçluyuz: Edith Piaf ile Charles Aznavour.

Edith Piaf, 1948’de Charles Aznavour’a bir kamera hediye eder. Aznavour gittiği her yere bu kamerayı götürür, kamera aracılığıyla günlük tutar, seyahat notlarını görsel olarak kayda geçirir. 2018’de ölen sanatçı yıllarca biriktirdiği 16mm ve Super8 kayıtlarını ölmeden hemen önce Marc di Domenico’ya gösterir ve ondan bunları filme dönüştürmesini ister.

Müzisyen, besteci, şarkıcı, aktör Charles Aznavour’un çektiği görüntüler yalnızca onun güncesi olarak değil, bir ozanın iç sesine eşlik eden çağrışımlarıyla da izleyeni hipnotize eden bir albeniye sahip. Le Regard de Charles, Jonas Mekas’ın video-günlüklerini hatırlatan, benzersiz bir bakış açısı sunuyor.

█ Gösterim Tarihi: 24 Kasım 21.0029 Kasım 21.01

5. Apostratos

İstanbul Film Festivali Kasım Seçkisi
Apostratos © ERT SA, Faliro House Productions, Greek Film Centre See

Otuzlu yaşlarına gelmesine rağmen iş hayatında bir türlü dikiş tutturamayan Aris, kendine çekidüzen vermek için, yıllar önce kaybettiği dedesinin şehir dışındaki evine yerleşir. İkinci Dünya Savaşı gazisi olan bu ilginç adam hayattan göçüp gitmiş olsa da ardında pek çok iz bırakmıştır. Rekabetçi vahşi iş dünyasının yarattığı duygusal boşlukta öylece salınan Aris, dedesinin hayatına dair öğrendikleri çoğaldıkça kendi köklerine tutunur. Çocukluk arkadaşlarıyla, dedesinin tanıdıklarıyla yakınlaştıkça, bir şekilde onun kimliğini benimsemeye başlar.

İlk filmi 2011 yapımı O xenagos’de bol nüanslı bir komediye imza atan Zacharias Mavroeidis’ten kendi yaşamımızdan aşina olduğumuz seçimler ve çağdaş dünyaya dair ilginç bir komedi-dram.

█ Gösterim Tarihi: 25 Kasım 21.0030 Kasım 21.01

4. Kolot Reka

İstanbul Film Festivali Kasım Seçkisi
Kolot Reka © United Channel Movies

Yıllarca Batı’dan gelen filmleri Rus seyircisi için seslendiren iki dublaj sanatçısı, Sovyetler Birliği dağılınca ne yapar? Artık onlara kimin ihtiyacı vardır? İnce ve şefkatli bir mizahla bezeli Kolot Reka dublaj sanatçısı Frenkel çiftini anlatıyor.

Sovyetler Birliği’nde yaşayan pek çok Yahudi gibi, Demir Perde’nin çöküşünün ardından İsrail’e göç eden Raya ile Victor, hayatları boyunca onlara pek çok kapı açan o özel ses tonlarının burada pek işe yaramayacağını keşfediyorlar; hatta Raya telefonda seks işçiliği yapmak zorunda kalıyor. Göç etmenin duygusal yükü omuzlarına giderek daha fazla bindikçe, İsrail’de yaşamayı düşledikleri hayat tasavvuru ve sarsılmaz olduğunu düşündükleri birliktelikleri yara alıyor.

Kolot Reka kuzey mizahının sakin sakin güldüren tonunu hatırlatan, kalp ısıtan bir hikâye.

█ Gösterim Tarihi: 26 Kasım 21.0001 Aralık 21.01

3. Lessons of Love

İstanbul Film Festivali Kasım Seçkisi
Lessons of Love © Widok Films

Bir sanayi şehrinin çeperlerinde, kimsenin umurunda olmayan bir dağ kasabasında geçen Lessons of Love, aşkın olasılığına âşık bir adamın hikâyesini anlatıyor. Babasının çiftliğinde çalışan Yuri, dünyası sınırlı, en yakınında hayvanlar olan bir adamdır. Otuz yaşına gelmesine rağmen hiçbir kadınla yakınlaşamamışken, bir gece barda tanıştığı bir kadından aldığı güçle yaşamını değiştirmek için ilk kez harekete geçer. Hayatına yeni giren bu insan sayesinde duygusal olarak dünyadaki yerini bulabilecek, kendi arzularını keşfedebilecek midir?

Belgesel sinema ve felsefe eğitimi almış genç İtalyan yönetmen Chiara Campara’nın ilk kez Venedik’te izleyici karşısına çıkan bu ikinci kurmaca filminde hiçbir şey Hollywood filmlerindeki gibi basitçe çözülmüyor.

Yönetmen Campara’ya göre bu “geç büyüme” hikâyesinde Yuri kendini bulma adına hem fiziksel hem de duygusal bir yolculuğa çıkıyor.

█ Gösterim Tarihi: 27 Kasım 21.0002 Aralık 21.01

2. Vanamehe Film

İstanbul Film Festivali Kasım Seçkisi
Vanamehe Film © Apollo Film Productions, BOP Animation

Estonya yapımı bu kabına sığmayan animasyonda her şey sütle ilgili! Stop-motion tekniğiyle çekilen bu hareketli filmi tarif etmek pek zor olsa da olaylar, dedelerinin yanına yaz tatiline giden birkaç çocukla başlıyor, ancak filmde hiçbir şey o sakin ve pastoral köy manzarasının vaat ettiği gibi ilerlemiyor. Süt ve inek takıntılı köylüler, maneviyata doğa aracılığıyla erişmeye çalışan hippiler ve arada kalan çocuklar…

24 saat içinde müdahale edilmezse kafaların kesileceği, ineklerin patlayacağı, sütsel kıyametin kopacağı filmde hippiler, orman canavarları, huysuz oduncular gibi Estonya’ya dair pek çok tipik karakter kendine yer buluyor ve keskin bir mizahın kılıcından geçiyor.

█ Gösterim Tarihi: 28 Kasım 21.0003 Aralık 21.0

1. Ivana cea Groaznica

İstanbul Film Festivali Kasım Seçkisi
Ivana cea Groaznica © Televiziunea Romana (TVR1)

İsmiyle Sergei Eisenstein klasiğine gönderme yapan Ivana cea Groaznica, yönetmen Ivana Mladenovic için hayli kişisel bir film. Sırbistan doğumlu yönetmenin Romanya’da bu ilk yapıtını çekerken yaşadığı her türlü zorluk, filmde oyunbaz bir mizah malzemesine dönüşüyor.

Ivana adlı başkarakterimiz, sinir krizinin eşiğine gelmiş bir oyuncu. Hiçbir doktorun teşhis edemediği bir hastalıktan mustarip Ivana doğduğu kasabaya giderek hayatında yeni bir sayfa açmaya çalışıyor. Ancak burada da işler iyice çığırından çıkıyor.

Mladenovic’in kendi yaşamının eğlenceli bir muhasebesine dönüşen Ivana cea Groaznica, pek çoğu akraba ve tanıdık olan amatör oyuncularla, doğaçlamaya bolca yer açarak çekilmiş gürültücü ve hınzır bir komedi.

█ Gösterim Tarihi: 29 Kasım 21.0004 Aralık 21.01

İlgili İçerikler
Total
2
Share