Erken Dönem Sinema Kuramcısı: Sergei Eisenstein

Sergei Eisenstein

Sanat Tarihi profesörü Tom Gunning’e göre 1904 yılına kadar sinema gösterinin bir parçasıdır. Bir tarafta Lumiere filmleri gerçekliğin tanımını yaparken, diğer taraftan George Melies sinemayla kendi gerçekliğini yaratıyordu. Bu dönemde sinemaya kuramsal açıklamalar getiren birkaç önemli isim vardı. Bunlardan biri de Rus sinema yönetmeni ve kuramcısı Sergei Eisenstein’di.

Erken yaşlarında sanat dünyasıyla ilgilenmeye başlayan Eisenstein’in kariyeri Moskova’daki bir tiyatroda sanat yönetmenliği ve yönetmenlik yapmasıyla başladı. Bir süre sonra tiyatrodan kazandığı deneyimi daha özgür olabileceği bir sanatta yani sinemada kullanmak için harekete geçti. Tarihin ilk sinema okulu olarak bilinen Moskova Film Okulu’nda, sinema tarihine adıyla geçen bir efekt kazandıran Lev Kuleshov’un [1] öğrencilerinden biri oldu.

Tiyatrodan deneyimini bilgisiyle harmanlayarak ışıklandırmadan kamera düzeneğine çok sayıda sistem geliştirdi. İlk filmi Grev‘i (Stachka) 27 yaşında çekti. Bu filmle yeni bir temsil alanı, anlatı dünyası ve kahraman tipi yaratmakta başarılı oldu. Aynı sene yönettiği Potemkin Zırhlısı (Bronenosets Potemkin) filmiyle oyunun kurallarını değiştirdi. Filmde kullandığı yeni kurgu teknikleri, estetik anlatımı ve etki yöntemleriyle sinema tarihine altın harflerle kazındı.

Erken Dönem Sinema Kuramcısı: Sergei Eisenstein

Sergei Eisenstein

Eisenstein yazdığı kitaplarda, sinemanın temelinde kurgunun yattığını belirtir. Ancak bu kurgu, süreklilikten çok kopukluk üzerine kuruludur. Anlamı imgelerin içinde değil ardışık çekimler arasındaki ilişkide yaratır.

Sergei Eisenstein’ın kurgu anlayışına göre, bir imge bir diğeriyle bitiştirildiğinde ikisi arasındaki çatışma bir duygu üretir. Bu duygu da izleyiciyi Marksist bir devrimsel bilince taşır. Filmin etkisi bir taraftan panayır havası içinde olsa da diğer taraftan düşünsel bir devrim niteliği taşır. Her çekim hem kendi içinde çelişen, zıtlaşan ögelerin birlikteliği hem de öteki çekimlerle çelişen hücredir. Yani kurgu, çekimlerin birbirleri ardına, duvar örercesine yerleştirilmesi değil, hem kendi içlerindeki hem de aralarındaki organik ilişkinin kurulmasıdır. [2]

İki çekim yan yana geldiğinde aralarındaki gerilimden dolayı yalnızca iki çekimin yarattığı anlam değil bir başka anlam da oluşur.

Rus sinemacı, Potemkin Zırhlısı (Bronenosets Potemkin) filminde kurgu aracılılığıyla çeşitli etkiler yaratmıştır. Örneğin filmin birinci bölümünde subayların tabaklarının yıkanışı sırasında, genç bir denizcinin üzerinde “Bugünkü rızkımızı da veren tanrıya hamd olsun.” yazısı bulunana bir tabağı kırışını üç ayrı açıdan yaptığı çekimleri kurgulayarak vermiş ve dört-beş saniyelik eylemin süresinin dokuz-on saniyeye çıkararak etkisini güçlendirmiştir.

Eisenstein’a göre 5 temel kurgu yöntemi vardır. Bunlar metrik kurgu, ritmik kurgu, tonal kurgu, overtonal kurgu ve entelektüel kurgudur.

Metrik kurgunun temeli parçaların salt uzunluğudur. Görüntüler birbirlerine müzik ritmi kalıbına uygun şekilde eklenir.

Ritmik kurgu yöntemine göre, görüntünün içeriği kurgu yapısında kullanılacak olan parçasının uzunluğunu belirlemede söz hakkına sahiptir. Dolayısıyla bu yöntemde parçalar barındırdıkları sürecin gerçek uzunluğuna göre belirlenir. Potempkin Zırhlısı filmindeki Odessa Merdivenleri sekansı buna en iyi örneklerden biridir.

Sergei Eisenstein
Potemkin Zırhlısı © Goskino, Mosfilm

Tonal kurguda, ritmik kurgunun bütünlüğünü sağlayan ögeler daha geniş bir anlamda ele alınır. Sahnenin keskinliği/bulanıklığı ve parlaklığı/loşluğu gibi ölçütler kurguda söz hakkına sahip olur. Gerilim, tondaki kademeli değişimler sayesinde izleyiciye aktarılır.

Overtonal kurguda görüntü parçasının tüm çekiciliklerinin bir arada ele alınarak değerlendirilmesi esastır.

Entelektüel kurgu özgün anlamlar taşıyan görüntülerin ya da kurgu yapılarının birbirleriyle çatışacak biçimde yan yana getirilmesidir. Örneğin, devlet ile tanrı figürlerini ayrı ayrı sunan farklı planları bir sekansın içinde bir arada kullanırsak ayrı ayrı kullandığımızda ortaya çıkacak olandan daha kapsayıcı bir otorite anlamına ulaşırız.

Sergei Eisenstein

Sinemanın hiyeroglif dili, oldukça şüpheli bir dramatik veya psikolojik geçmişin yardımına başvurmadan herhangi bir kavramı, herhangi bir sınıf fikrini, herhangi bir politik veya taktik sloganı ifade etme yeteneğine sahiptir.

Film Formuna Diyalektik Bir Yaklaşım, Sergei Eisenstein

Sergei Eisenstein yönettiği onlarca film, yazdığı kitaplar ve sinemaya getirdiği kuramsal açıklamalarla yedinci sanat sinemanın tarihine doğrudan etki eden isimlerden biridir.

İleri Okuma:

[1] Kuleshov Etkisi, Wikipedia.
[2] İri, Murat. (2014) Sinema Araştırmaları: Kuramlar, Kavramlar, Yaklaşımlar.

İlgili İçerikler
Total
2
Share