Casa Grande

Casa Grande

Casa Grande, ekonomik durumu gittikçe kötüleşen varlıklı bir ailenin on yedi yaşındaki oğullarının hikayesini, Rio de Janeiro’nun sosyo-ekonomik yapısını da izleyicisine aktaracak şekilde işleyen, 2014 yapımı, Fellipe Barbosa filmi.

Aileye Rağmen Var Olma Çabası: Casa Grande

Tüm yaşamları boyunca kendilerini çocuklarının hayatına müdahil olmak zorunda hisseden ebeveynleri bilirsiniz. Çocukları kaç yaşına gelirse gelsin,  onların kişisel alanlarını ihlal etmeden duramazlar; çocuklar onlar için kendi kararlarına itaat etmesi gereken bir üçüncü uzuv durumundadır. Jean’ın babası Hugo da modern çizgide olduğunu düşünen ‘ilgili ebeveyn’ sanrılarıyla, aile içinde rahatsız edici bir otoriter baskı oluşturmaktadır.

Hugo’nun dört kişilik çekirdek ailesindeki diğer çocuğu Nathalie ise, Jean’ın aksine yemek masasında anlattıkları dahi dinlenmeyen, ihmal edilen bir çocuktur. Büyük evlerinde ailesiye birlikte, geceleri Jean’ın odasına gizlice gittiği hizmetçileri Rita, şoförleri Severino ve mutfak işlerinden sorumlu Noemia yaşamaktadır. Burjuvaziye, aristokrat düzenden miras kalan senyör-serf ilişkisinin modernize edilmiş versiyonu olarak birlikte yaşadıkları malikanede, Hugo’nun kötüye giden ekonomik durumu nedeniyle ilişkileri istedikleri gibi devam etmeyecektir.

Jean, ailesinin maddi koşullarının gittikçe kötüleştiğinin farkında değildir. Çocuklarından ve hatta karısı Sonia’dan bile bu durumu saklamaya çalışan Hugo, eninde sonunda kendini ele verir. Karısının özel ders verdiği arkadaşlarından birisinin kocası Wilton’dan aldığı borç ortaya çıktığında, Sonia da durumun ciddiyetinin farkına varacaktır ve düşündükleri çözümlerden biri ise şoförleri Severino’yu işten çıkarmak olacaktır.

Severino’yu işten çıkarmalarına rağmen çocuklarına onu kovmadıklarını, kendisinin, ailesinin memleketine gitmek üzere isteyerek ayrıldığını söyleyeceklerdir. Severino’nun işten çıkmasından sonra Jean, okula otobüsle gidip gelmek zorunda kalacaktır. Fakat bu durumdan Hugo ve Sonia o kadar tedirgindir ki Jean’ın otobüste nerede oturması gerektiğinden, gaspa uğrarsa vermek zorunda kalacağı paraya kadar düşünmüşlerdir. Oğulları on yedi yaşında olmasına rağmen ilkokul çağındaymış gibi muamele görmesinin kılıfı ise Rio de Janeiro’nun tehlikeli olmasıdır. Bu tutumları Jean’ın otobüste yanına oturan genç bir siyahiden tedirgin olmasına dahi neden olacaktır; ailelerin kendi önyargıları nedeniyle, ırk ve sınıf ayrımını çocuklarına, onları koruma kisvesi altında nasıl empoze ettiğini gösteren özenli bir sahne.

Jean okula otobüsle gidip gelirken bir gün devlet okuluna devam etmekte olan Luiza ile tanışır. Karşı cinsle yakınlaşmanın ilk deneyimlerini yaşayacağı Luiza, Jean için küçük bir maceradan daha fazla olacaktır.

Casa Grande © Migdal Filmes

Wilton ve karısının bulunduğu bir aile yemeğine Luiza da davet edilir. Fakat Luiza’nın daha alt sınıfa mensup olarak görülmesi ve devlet okuluna devam etmesi Hugo ve arkadaşı Wilton için Luiza’yı küçümsemenin yeterli sebepleridir. Kendi çocuklarının devam ettikleri özel okulun verdiği üniversiteye geçiş hakkının, devlet okulundaki öğrenciler için de kontenjan açılmasıyla değişmesi, çocuklarının o üniversiteye gidebilme şansını düşürmektedir. Başarılı olan öğrencinin devlet ya da özel okulda olmasına bakılmaksızın üniversiteye alınacağı yeni sistemi olumsuzlayan Hugo’nun karşısında durarak, eğitimde eşitlik ve adaleti savunan Luiza için yemek tam bir hayal kırıklığına dönüşür. İçine girdikleri bu tartışmadan ailesi adına utanan Jean ise çareyi Luiza’yı da yanına alarak odasına kaçmakta bulur.

Hugo’nun Wilton’a olan borcunu henüz ödememiş olması yemekten sonra ikili arasında konuşulmaya başlar. Borcun, evin satılmasıyla rahatça ödenebileceğini ima eden emlakçı Wilton, Hugo’yu evi dolaşmaya zorlayacaktır. Evi gezdikleri sırada Jean’ın odasına da gelirler fakat kapı kilitli olduğu için içeriye giremezler. Bu duruma sinirlenen Hugo, Jean ve Luiza’nın odada olduğunu bilmesine rağmen kapıyı yumruklamaya başlar. Yemekteki utancından sonra kapısının yumruklanmasıyla daha da sinirlenen Jean kapıyı açacak ve Luiza’ya birlikte evden ayrılacaktır. Kapıyı açtıkları sırada sanki hiçbir gerilim olmamış gibi odanın fotoğraflarını çekmeye başlayan Wilton da bencilliğin ve umursamazlığın sadece sınıflararası bir açıdan değil, postmodern bireylerin aile ve arkadaşlık duygularını da nasıl körelttiğinin iyi bir örneğidir.

Jean evden uzaklaştıktan sonra otelde bir gece geçirir fakat sabah kalktığında otele ödeyecek paralarının dahi kalmadığını fark  edecektir. Birkaç gün önce otobüste giderken, memlekete gittiği söylenen Severino’yu da başka bir otobüsün şoförlüğünü yaparken görmesi ve arkadaşına olan küçük miktarda bir borcunun dahi babası tarafından ödenmemesi nedeniyle arkadaşlarıyla tartışması, babasına karşı sinirini daha da arttıracaktır. Evdeki yardımcıları Rita’nın da evden gönderilmesiyle samimi ilişkilerini sürdürebilecek kimsenin kalmaması üzerine Jean, bir gece alkollü bir şekilde eve gelerek babasıyla tartışır. Severino’nun kovulduğunu öğrenmesiyle birlikte Jean da evi terk edecek ve Rio de Janeiro’nun getto bir mahallesinde soluğu alacaktır.

Casa Grande © Migdal Filmes

Severino’yu bulduktan sonra bir süre orada kalmaya karar veren Jean, akşam katıldığı sokak eğlencesinde de Rita’ya rastlar. Rita’nın kendi evlerinde çalıştığı süre boyunca bazı geceler onun odasında geçirdiği zamanın aksine bu defa Rita, Jean ile birlikte olmayı kabul edecektir.

Sınıflararası ayrımı arka planına alarak bir gencin çalkantılı yaşamından önemli bir kesit sunan Casa Grande bizi, Jean’ın, ailesinin tüm tahakkümüne karşı kendi kararlarını alabilme yolcuğuna tanık eder. Oda sıcaklığının kaç derece olması gerektiğinden gideceği üniversite ve seçeceği mesleğe kadar [1] tüm kararlarına müdahale edilen Jean, film boyunca hem tüm sadeliğiyle bir aşk ilişkisini tecrübe edecek hem de kabuğundan çıkarak ailesine karşı kendi duruşunu sergileyerek yetişkin olmanın ilk adımlarını atacaktır.

Oyuncularının abartısız  performansının yanında, bireylerin aile içinde ve arkadaşlar arasındaki çatışmalarını da tüm çıplaklığıyla anlatma gücüne haiz Casa Grande’nin, Rio de Janeiro’nun arka sokaklarındaki eğlencede şarkı söyleyen Severino’nun, Mahmut Fazıl Coşkun’un Yozgat Blues filmindeki Yavuz karakterini çağrıştırdığını da söylemeden geçmeyelim.

Üst Fotoğraf: Casa Grande © Migdal Filmes // Alt Fotoğraf: Yozgat Blues © Hokus Fokus, Arden Film, Eurimages

İleri Okuma:

[1] Üniversiteyi Bırakmak, medium.com.